Şubat 17, 2013

algı böyle bir şey evet #58

birisi var
aşkı bulmuş, sonra yitirmiş
son durakta dönmeyen
bir yolcu bekleyen
susamış
bahar çiçeklerini bekleyen
bir hüznün içinde
hüzün
onun içinde

...

birisi var
aşkı bulmuş, sonra yitirmiş

bir boşluğun içinde
boşluk
onun içinde

yol çizgileri #35












kafamı kaldırıp gördüğüm griliğin, o kasvetli havanın üzerinde masmavi bi güzellik vardı, hep var zaten. ama ancak bu sabah kahvaltımı günışığında ve bulutların üzerinde yapabildim, güzel şeyler düşündüm.

Şubat 16, 2013

arada olur öyle #93

dil günah mı?

diye bir yazı gördüm bir caminin duvarında bugün.

Şubat 10, 2013

Şubat 07, 2013

kafamın aynı olduğu adamlar #32

ne kadar kalmak istesek de
bazen
gitmek zorunda kalırız
ve ne kadar
gitmek zorunda olsak da
kalmaktan yanadır
sol yanımız.

Şubat 05, 2013

Şubat 04, 2013

benim aklım köşeli #78

insan
kendi düşüncelerinde boğulur

ölür

yoksa kalınca bir kement
sivri bir bıçak
veya
uzunca bir köprü
ve altındaki derin su
almaz canını

insanın

algı böyle bir şey evet #56

20:58
durdu saat.
hayat durdu.

her yerde bir kırmızı var. #31

to ke mıra şiya
asme biya tari..

Ocak 27, 2013

Ocak 07, 2013

Ocak 06, 2013

Ocak 05, 2013

benim aklım köşeli #74

dünya üzerindeki canlılar içerisinde en gelişmiş türün bireylerinden biriyim ama hala dişimin arasına sıkışan bişeyi bi saat uğraştığım halde çıkaramayabiliyorum dilimle. ne anladım böyle gelişmişlikten..

her yerde bir kırmızı var. #29

..
...

dur
akıtma gönlüm yaşını
gözünden öpecek bir yer bırak
oy bana en yakın
bana en uzak
sevgili yar
hasretine vur beni

...
..

arada olur öyle #89

bazen kendimi ciddi ciddi işlevsiz biri gibi hissediyorum bu dünyada. napıyorum ki, ben niye varım? dengenin neresindeyim? daha doğrusu denge nerde? yok.
turist gibiyim.

aynı dertten muzdarip #30

gökteki yıldızlari da
pay edelum gızlari
aldilar güzelleru de
kaldi yaramazlari..

Ocak 03, 2013

algı böyle bir şey evet #54

ya bu denizin tuzu
ya bu martılar, ya bu vapurlar
ya bu yaşanmış yıllar...

Ocak 01, 2013

yol çizgileri #32

izmir'de son anlarım. biliyordum. bana ait ne varsa -anılar ve odama kazınan anlar dışında- her şey bir kutuda. her şeyden bıkıp yüzümü yasladığım yatağım çıplak; ne bir nevresim ne de başka bir şey var. hatta üzerinde birkaç parça koli var. ortasına oturdum, dolapta kalan rakıdan doldurdum, içtim. doldurdum, ağladım. doldurdum, içtim. içtim, ağladım.. öyle bir an daha yaşamadım. geçen yıl bu gün askeri kamuflajla gezinirken şu an benim olduğunu bildiğim şeylere dokunup onların arasında nefes alabiliyorum. ve biliyorum ki ben bu kadar hızlı bir şekilde buraya gelmedim, zaman hızlı geçiyor. yol çizgileri belirgin değil tek çizgi gibi olur ya hani, öyle. yine yıllar evvelki gibi baya sert bir duble yaptım kendime, kim bilir belki ağlarım birazdan. özlüyorum geçmişte kendime çizdiğim orta dünya haritalarımı. özlüyorum kendim olma halinin o umursamaz ama etki bırakan, yaşadığımı hissettiren halini. keşke o zaman çevremde olan kişiler de bunu anlayabilseydi de az da olsa mutlu olsaydım. yoruluyorum artık, yaşlandım.

Aralık 26, 2012

algı böyle bir şey evet #52

kırıldım.

benim aklım köşeli #71

filtreli cam yasaklanırsa sokak ortasında saçımızı başımızı araba camına bakmadan nasıl düzelticez?

terapik dialoglar #49

-bu çadırı kim niye kurmuuyş?
-ben nerden bileyim teyze bana niye soruyosun?
-...(tepki yok)