Ocak 02, 2014

yol çizgileri #41

..
...
mutlu olmak varken bu dünyada
geceler geldi dayandı kapımıza
olduk acımızla sarmaş dolaş
bekledik düşümüzle koyun koyuna
...
..

kafamın aynı olduğu adamlar #36

insan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

benim aklım köşeli #86

en üstünde ihtiyaç listesi yazan, bir zamanlar not aldığım kağıtta şunlar var;

pil şarj aleti
peligom
çakmak gazı
biber gazı oleey

algı böyle bir şey evet #67

dram burada işte: yüksek sesle düşünmekten kaçın; hayata bir oyalama gözüyle bakmaktan vazgeç; bunun ötesinde her şeyin acısını çek sessizce; ve gerçekliğe karşı öfkelenerek yücel. herkesten kopup ayrılmak her insanın elinde olan bir şeydir.

benim aklım köşeli #85

insan; beyni gibidir. kapasite hep var ama..

benim aklım köşeli #84

dikkat! içimdeki ses seviyesi kalıcı işitme kaybına yol açabilir..

aynı dertten muzdarip #40

yeni yıl geldi de sanki bana mı geldi..

Ekim 29, 2013

Temmuz 18, 2013

yol çizgileri #40

sevgili gelecekteki ben.
geçmişe dönüp baktığında belki de kağıt kalemle yazdığım pek bişey göremeyeceksin ama biliyorum ki bu günleri asla unutmayacaksın.
nasıl mayıstan hazirana evrilen gece en uzun geceydiyse, sen de artık o eski sen değilsin.

artık bir umudun var.

Temmuz 09, 2013

algı böyle bir şey evet #65

devletin uyguladığı her türlü şiddet ve söyledikleri yalanlar içimdeki direnme gücünü arttırıyor. bana bunu yaşattıklarından haberleri yok. çünkü hiç tanımadığım birinin yanan gözlerime ilaç sıktığı anı unutamam ben. normalde farklı yaşasak da o an hepimiz aynı yerdeydik, aynı ruhtaydık. birdik.

Temmuz 07, 2013

benim aklım köşeli #83

şimdi efendim direnmem gerekti direndim. senin gözünde benim suçum budur. bunun adı da haktır. alacağım kardeşim.çekil. bir bin olmuş. yenileceksin. kurtuluşun yok. birleştik. herkes, her aynı yatağı paylaşanlar, aynı marketten aynı suyu alanlar, dolmuşta sallananlar ve evinin dibindeki müzikholün gürültüsüne alışmışlar olarak birleştik. ve sayenizde bunu bir kez daha gördük. artık yeter. çekilin.

diye bağırdım rüyamda.
dikkat bu bir güvenlik emridir. çekilin(duyulur)

hey noluyor

çekilghh.

Mayıs 24, 2013

anlamadığım şeyler var #1

burası neresi?
dünya neden var?
ben kimim?

arada olur öyle #101

yaşanmış bir hikâyedir.

trt3 radyo'da bir senfoni dinlerken arka plandaki seslerden birine takılıp sadece o sesi onaltı dakika boyunca dinledim.

benim aklım köşeli #82

ne tarafımdan kalktığım belli olmasın diye yatağı duvara dik yerleştirdim; iki yanım da boş. benim uyanmamı bekliyorlar!

kafamın aynı olduğu adamlar #35

kim ki kendinden bir canavar yaratır, işte o zaman insan olmanın acısından kurtulur.

Mayıs 14, 2013

yol çizgileri #39

güzellikler yaratmaya çalışsam da ters giden onca şeyin arasında kendimi izmir'de tahta bir bankın üzerinde otururken buldum bugün. aslında her şeyin o kadar da ters gitmediğini anladığım an ile o an orada olmanın verdiği his gözlerimi kapattırdı. sanki yıllar evvelki halimle gelip aynı denizin aynı kıyısına oturup duyduğum deniz kokusu, garip bir dinginlik ve yarını daha da güzel var etme hissi gezindi içerimde. gözümü açtım. burdayım evet dedim, yaşıyorum.

algı böyle bir şey evet #64

aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

algı böyle bir şey evet #63

...

senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım

Nisan 30, 2013

aynı dertten muzdarip #38

hıçkıra hıçkıra ağlayasım var.

terapik dialoglar #53

ender : yaşadıklarına karşı duruşunda huzur ekiyorsun kendinde.. filiz olup boy vermesi zaman alıyor ama farketmesen de kökleşiyor.

ben : toprak benim de hava elin havası. rüzgar esti mi tozum kalmıyor.

arada olur öyle #99

hani an olur uyku haram gelir ya. öyle bi gece sanki ayaklarımın altındaki.

yol çizgileri #38

yıllar evvel anlattığım, alibaba'nın ömrününün en güzel zamanlarını harcadığı yirmibeş metrekarenin diğer yarısındayım. oturduğum yaşlı koltuğun karşısında, göz hizzamda yıllar evvel eşantiyon bi çakıyla boyumun ölçüsünü kazıdığım ve şimdilerde ancak belime kadar gelen iz var. tam da o kadardım. şimdi çocukluğuma bakıyorum. o işareti kazıdığım gündeki kendimi, saflığımı düşünüp kendimi sorguluyorum şimdilerde kafamı eğerek geçtiğim yirmibeş metrekarenin diğer tarafında. 'lan oğlum dükkanı kapatıp gelsene artık' dediğinde bunu hiç söyleyemedim alibaba'ya. orada o ize bakmak o an dünyanın en uzun filmi. çünkü hep en sondan başlayıp o güne gidiyorum. ve en dolu fikri her ne kadar boş boş bakıyor gibi görünsem de. çünkü bitmiyor. saatlerce baktığımı biliyorum. yok.

geçmişten cümlelerim bunlar.

şimdilerde böyle bir andan da yoksunum. el yazımla yazdığım tüm etiketlerden ayrı bir tek yazı vardı koca yirmibeş metrekarede. 'devren satılık'.

öyle bile olamadı. ne devredildi, ne de satıldı.

gitti. o çocuk artık o boyda değil.

aynı dertten muzdarip #37

aslına bakılırsa hayatım hep rutindeydi, benim birşeyleri var etmediğim zamanlarda. bu cümle bir şekilde kabul edilebilir ama asıl sorgulamamın ve hayata bakışımın bulanıklığının başladığı yer şurası; 'bak işte yaşıyosun' dediğim 'birşeyler yaşıyosun' dediğim anlar da zaten o belirli sınırlar içerisinde. yaptığım herşey aslında olasılık dahilinde. sırf ben isteyipte var edebildiğim için varlar yani. açtığım kapıların bana açtığı muhtemel sonuçları yaşıyorum ve kapılar hiç bitmemekte. sonuçlar diyorum çünkü aslında her olasılığın sonucu ve bu sonucun getireceği şey de belli zaten. kaldı ki buna sebep olan en etkin şey bilinçaltımın veya deneyimlerimin dışında kalan o sınırlı var olma çabası beni benden habersiz yöneten. şimdi ben istediğim şeyi mi yaşıyorum? yoksa zaten olacak olanı mı yerine getiriyorum? anlamıyorum. buna olan öfkemi kontrol ederek söylüyorum; ben boğazıma kadar içinde olduğum bu olagelişler dizisini yaşamak istemiyorum. ben hissetmek istiyorum. yaşamak istiyorum. hayat aslında beş duyumun da dışında gelişip beşinin de ağrında.

ve sırf bu yüzden anlıyorum 'bu ne?' ve ardından 'yeter..' diyip nefesini tutanları. gidenleri.

benim aklım köşeli #80

bir insanın yokluğunun verdiği ağırlık, varlığının verdiği hafiflikten fazlaysa ne yapmalı? hadi buyur.

Mart 31, 2013

her yerde bir kırmızı var. #33

mutlu olmak varken bu dünyada
geceler geldi
dayandı kapımıza..

olduk
acımızla
acımızla sarmaş dolaş..

aynı dertten muzdarip #35

yalnızlığı yaşamak;

yağmurlu bi günde, uzatılan şemsiyenin reddiyle başlayıp yüzünden süzülen yağmur damlalarının yaşattığı o ıslaklık hissi.  o yokluk.
ve araya karışan göz yaşları..

benim aklım köşeli #79

gökyüzü
günahını varoşların üzerine bırakır.

zengin olan korkar
gök gürültüsünden.
kirli çocuklar oyun zanneder
her şimşekte
tutar
nefesini.

aynı dertten muzdarip #35

yalnızlık
saklandığın o küçük delikte buluyor seni..