...
ne bülbül gülü sevdi seni sevdiğim kadar
...
HER GÜNEŞLİ PAZARTESİLERİ ÖNCE SAKALIMA GİDER PARMAKLARIM. YENİ BİR HAYATA BAŞLAMANIN HİSSİ ONDAN YÜKLENİR GÜNÜN İLK HİSSİZLİĞİNİN TADINI ÇIKARAN BEDENİME. HATTA DÜNYAYI AHESTE AHESTE DÖNDÜREN BİLE O OLABİLİR!
bunca gün, bunca ay ve bunca yıldır süren zamanda oluşan bir iz bırakabilme çabam ve tüm bunları bir şekilde var etme isteğim, ve ben.. yani sen..
gidebildiğimiz yere kadar gidelim, bakalım bizi daha neler bekliyor..
uyanıkken karşımda ve uyurken başucumda kırmızı renkte duvarlarım var. her gün, her saat -uykumda dâhi- kırmızı hep benimle. her yerde bir kırmızı var.
bu ülkede yaşamak neden bu kadar zor? neden her gün yaşanan onlarca ağır yük var bizler için? nasıl bir akıl tutulması yaşıyoruz biz? insan, insan olduğu için daha ne kadar utanabilir? hakikaten yeter!..
beni özleyen birisi var mı acaba? bir insan evladı hm?
soruya bak şimdi durduk yere tamam ama merak konusu...