önce topraktım, şimdi ağaç oldum
derya denizler gibi dalgalandım, şimdi duruldum
kendimi buz gibi çok sert zannederdim
meğer ne kolaymışım, hemen eriyiverdim
her şey dün gibi inan gelir geçer
bilemezsek kıymeti hayat bizi içer
...
HER GÜNEŞLİ PAZARTESİLERİ ÖNCE SAKALIMA GİDER PARMAKLARIM. YENİ BİR HAYATA BAŞLAMANIN HİSSİ ONDAN YÜKLENİR GÜNÜN İLK HİSSİZLİĞİNİN TADINI ÇIKARAN BEDENİME. HATTA DÜNYAYI AHESTE AHESTE DÖNDÜREN BİLE O OLABİLİR!
hiçbir yere çakılı değil. dağların, ağaçların kaderleri köklerindedir, ama deniz bizim gibi avare hayata mahkumdur.
deniz tutkunları: bizler, kıyı insanları, toprağın yanı sıra denizden de yaratıldık. farkında olmasak da çok iyi biliyoruz ki, sisli puslu havalarda şehrin sokaklarının kabarmış dalgaları arasında bardan bara yol alırken aslında o gece bizi bekleyen limana ya da deniz kazasına yolculuk ediyoruz.