beynimi kemiren bir şeyler var ki
...
HER GÜNEŞLİ PAZARTESİLERİ ÖNCE SAKALIMA GİDER PARMAKLARIM. YENİ BİR HAYATA BAŞLAMANIN HİSSİ ONDAN YÜKLENİR GÜNÜN İLK HİSSİZLİĞİNİN TADINI ÇIKARAN BEDENİME. HATTA DÜNYAYI AHESTE AHESTE DÖNDÜREN BİLE O OLABİLİR!
-...
su gibi dupduru bir can olduğunu
erken büyüdüğün için yorulduğunu
denizlerin mavi meleği olduğunu
bir nefeste çektim dostluğunu
-...
uyandırmadan
bir siyah beyaz fotoğrafım ben
tozlu raflardayım, eski albümlerde
yağmurlu günlerde
alçak gönüllü bir su birikintisiyim
şehrin karanlık sokaklarında
donu düşük çocukların yaptığı
kağıttan bir gemiyim
yüzüyorum, yüzüyor muyum?
bilmiyorum, bilmiyorum
bir gün batımıyım güneyde
bir akşam vaktiyim
ucuz bir şarabın şişesiyim denizde
yüzüyorum, yüzüyor muyum?
biliyor musun bir gün
bir yağmur sonrası
siyah beyaz bir fotoğraf
bulacaksın yerlerde
işte o an,
bir kıpırtıyım yüreğinde
ve iki damla yaş olacağım
güneşli gözlerinde
gözlerinde
...
parıldayıp duran insanlara bak
kendi düşlerine, düşmanlara bak
gittikçe yükselen haller içindeyim
insandan örülmüş duvarlar içindeyim
...
kalbinle görsen, yüreğinle duysan ne gelir elden,
gerçeklik dolu şarjörler, bize ne kadarı düşer?
her şeyi göze alan sevgiyi katletmişler.
dokun bana, yarım kalan ne çok şey var.
yağmur geçer uykusuz kalır,
rüzgar diner kuytusuz kalır,
mutsuzluğa da varım diyen aşkı katletmişler.
dokun bana, dokun bana,
dokun bana, bu sen misin?