mecnunum leylamı gördüm
bir kerecik baktı geçti
ne sordum ne de söyledi
kaşlarını yıktı geçti
soramadım bir çift sözü
ay mıydı, gün müydü yüzü
sandım ki zühre yıldızı
şavkı beni yaktı geçti
...
HER GÜNEŞLİ PAZARTESİLERİ ÖNCE SAKALIMA GİDER PARMAKLARIM. YENİ BİR HAYATA BAŞLAMANIN HİSSİ ONDAN YÜKLENİR GÜNÜN İLK HİSSİZLİĞİNİN TADINI ÇIKARAN BEDENİME. HATTA DÜNYAYI AHESTE AHESTE DÖNDÜREN BİLE O OLABİLİR!
mecnunum leylamı gördüm
bir kerecik baktı geçti
ne sordum ne de söyledi
kaşlarını yıktı geçti
soramadım bir çift sözü
ay mıydı, gün müydü yüzü
sandım ki zühre yıldızı
şavkı beni yaktı geçti
...
dünyayı sevenler velî değildir
anı terk edenler deli değildir
insanoğlu gamdan hâli değildir
her birini bir efkâra yazmışlar
bir ormanda tutup onu
bağladılar ağaca
yumdu sanki uyur gibi
gözlerini usulca
bir soğuk yel eser
üşür ölüm bile
anlatır akan kanı
beyaz sesiyle
diz çöktüler karşısında
sonra ateş ettiler
parçalanan yüreğine
yuva kurdu mermiler
bir soğuk yel eser
üşür ölüm bile
anlatır akan kanı
beyaz sesiyle
gelip kondu bir güvercin
ellerine o gece
kırmızı bir çelenk oldu
bileğinde kelepçe
bir soğuk yel eser
üşür ölüm bile
anlatır akan kanı
beyaz sesiyle
hangimsin sen benim
hangi rengine boyasam ki seni gözlerimin
çingeneler keder topluyor biliyorum, ağlıyorum
çingeneler yağmur bekliyor biliyorum, ağlıyorum
gök soyundu mevsimlerden deniz oldu
poyrazla ıslak ıslak yosun koktu
ey uzak ihtimallerle dokunduğum
giyinirken bütün cevapsız yüzleri
neden yoktun
-bu dünyaya bir robot doğurmak, bilmiyorum.. haksızlık gibi geliyor..
-hayatım böyle düşünme, teknoloji artık çok gelişti..
-sayın abonemiz; insan için biri, biyonik insan için ikiyi, altıncı nesil robot için üçü, eski nesil robotlar için dördü, akıllı hayvan için beşi, droid için altıyı, politikacı için yediyi, müşteri temsilcisine bağlanmak için lütfen sıfırı tuşlayınız. menüyü yeniden dinlemek için yıldızı, bir önceki menüye dönmek için kareyi tuşlayabilirsiniz.
-(beş)
-telefonunuzu bağlıyorum. görüşmelerimiz kalite standartları gereği kayıt altına alınmaktadır.
...
bülbül ne ötersin derdin mi yoktur
yoksa benim gibi derdin mi çoktur
oy gelin gelin, sevdalı gelin
öldürdün beni
...
gönül çalamazsan aşkın sazını,
ne perdeye dokun, ne teli incit.
eğer çekemezsen gülün nazını,
ne dikene dokun, ne gülü incit.
derdim gizli kimselere diyemem
bir derdi sevdaya saldı yar beni
ben kendi hâlımla yanar dururken
bir derdi sevdaya saldı yar beni
dünyada tükenmez murat varimiş
ne alanı gördüm, ne murat gördüm
meşakatin adın murat koymuşlar
dünyada ne lezzet, ne bir tat gördüm
var mıdır dünyaya gelip de kalan
gülüp baştan başa muradın alan
muradı maksudu hepisi yalan
ölümlü dünyada hakikat gördüm
-hoş geldiniz.(alkışlar duyulur).
yoksa, bien venidos mu demeliyim?(yine alkışlar duyulur)
-...
uzan kavak uzan da dalın olmasın
yarim güzel olsun da n'eydem malım olmasın
yar seni benden beni senden ayıran
dilerim allahtan da murad almasın
...
yağmur, çok uzaklardan
çağırıyor
gelirsen, severim diyor
her maske bir şey söyler
nefretler, sevgiler
bırak artık sevmiyorsan eğer
oysa ki özgürlüğü seçmek
başka vücutlar sevmek
bir şehri tam kalbinden
beyninden vurup gitmek
var aklımda bir yağmur
çok uzaklardan çağırıyor
gelirsen, severim diyor
...
gel, anla dikenimden
güllerim uyansın bahçelerimde
gel, öyle bir apansız
ellerim yansın, ah
ellerinde
....
bir şeyi yapmamaya karar verdiğiniz anın bir öncesi tam da onu yaşayarak geçmiş olabilir.
bir şeyi yapmamaya karar verdiğiniz anın bir öncesi tam da onu yaşamayarak geçmiş olabilir.
olabilir.
....
var mıdır dünyaya gelip de kalan
gülüp baştan başa muradın alan
muradı maksudu hepisi yalan
ölümlü dünyada hakikat gördüm
...
dönüyor bir dolap çarkı belirsiz
çağlayan bir su var arkı belirsiz
veysel neler satar narkı belirsiz
ne müşteri gördüm ne hesap gördüm
...
hayata bakışım şöyle; benim başıma gelenler ve başkalarının başına gelenler.
hayata bakışım şöyle; benim başıma gelenler ve benim başıma gelmeyenler.
"ben ölürsem sevdiceğim sağ olsun" cümlesindeki kaygı nedir?
a) ya biri gördüyse
b) ya devlet gördüyse
c) ya komşum görürse
d) ya kimse görmediyse
e) hepsi
uzun ince bir yoldayım
gidiyorum gündüz gece
bilmiyorum ne haldeyim
gidiyorum gündüz gece
...
acıyı hissedeceksin. hayatın dengesinde acı hep var, olacak. acı gelip kalbini böyle mengeneye alacak, sen misin yaşayan lan dercesine. dayanamayacaksın belki de. ama, iyilik kazanacak.
iyilik kazanacak.
kalbinle görsen, yüreğinle duysan ne gelir elden,
gerçeklik dolu şarjörler, bize ne kadarı düşer?
her şeyi göze alan sevgiyi katletmişler.
dokun bana, yarım kalan ne çok şey var.
yağmur geçer uykusuz kalır,
rüzgar diner kuytusuz kalır,
mutsuzluğa da varım diyen aşkı katletmişler.
dokun bana, dokun bana,
dokun bana, bu sen misin?
uyuyan şu insanların rüyaları adına
geceyi hırka gibi giyinmiş uykusuzluğun acısı adına
ağaçların yaprak yaprak gökyüzüne uzanmış arzusu adına
sokak köpeklerinin ezanla başlayan ulumaları adına
denizin büyük mavi karanlığı adına
incinmiş gururun gözyaşı adına
dağ başlarının mağrur ıssızlığı adına
nar ağaçlarının kırmızı bereket çanı adına
umudun umutsuzluktan ağır yükü adına
kalbine inanmış bütün sevenlerin muradı adına
yolların cezaya döndüğü uzaklıklar adına
yolların bağışa döndüğü yakınlıklar adına
saka kuşunun çembercik kuşuna söylediği şarkılar adına
şarabın mumla seviştiği geceler adına
arzusu gövdesinde kalmış ölüler adına
yoksulluğun uzak derin gözleri adına
yüzü yere düşen çaresizlik adına
kavuşmanın kekeme sevinci adına
herkesten yapılmış duvarlar adına
kendinden başka doğrusu olmayan büyük aşklar adına
o ışık goncasının arzusu ve korkusu adına
benim kırk yıl gecikmiş avunmaz zamanım adına
aşkı bir gövdeden doğuran dünya
sen koydun bu kalbi bu güzelliğin önüne
ayrılığa bırakma beni
ölüm bir gün nasılsa sürecek hükmünü
gecikme, şükrü erbaş