"sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden
yıldızları görülebilen göklere, aşkla atan kalplere, çıplak bütün ruhlara ait olan.."
rumi
Ağustos 25, 2014
terapik dialoglar #57
ilacı elinde tutan kişinin sesli düşünceleri: tesirin varsa göstereceksin üleyn!
kendisini tutan kişinin elindeki ilacın cevabı: şimdi siktim ebeni.
kendisini tutan kişinin elindeki ilacın cevabı: şimdi siktim ebeni.
Ağustos 24, 2014
Ağustos 17, 2014
Ağustos 12, 2014
algı böyle bir şey evet #86
bazen hayatımda değişen tek şey, gece kafamı yastığa koyduğum şehirler oluyor. aynı kendimi buluşuma bile şaşırmaz oluyorum, bu biraz canımı sıkıyor işte.
Ağustos 11, 2014
Temmuz 30, 2014
her yerde bir kırmızı var. #35
hep kalpler bir olacak değil ya,
biraz da fikrimiz bir olsun,
biraz da fikrimiz bir olsun,
dokunsun birbirine.
aynı dertten muzdarip #52
gazze
ve
yitik başka bir şehir
biraz da insanlık..
çocuklar çocukluğunu yitirecek,
kadınlar kadınlığını..
öyle gelecekse eğer
barış,
varsın yansın hayat
düşsün
ne kadar yıldız varsa
üstümüze..
ve
yitik başka bir şehir
biraz da insanlık..
çocuklar çocukluğunu yitirecek,
kadınlar kadınlığını..
öyle gelecekse eğer
barış,
varsın yansın hayat
düşsün
ne kadar yıldız varsa
üstümüze..
Temmuz 16, 2014
algı böyle bir şey evet #85
herkes o kadar çok var ve o kadar çok konuşuyor ki; bazen kendimi duyamıyorum, göremiyorum.
Haziran 26, 2014
Haziran 15, 2014
Haziran 10, 2014
algı böyle bir şey evet #84
insanlar bilerek ve istenilerek öldürülürken sesi çıkmayan, hatta üstüne 'oh olsun' diyen zihniyet, 'orada bu akşam olay var, otobüsler girmesin o semte' deyip olabilecek muhtemel zararlardan korumak uğruna otobüsün güzergahını değiştirebiliyor. demirden ve plastikten oluşan bir otobüse verilen önemin binde birini dahi bir insana göstermeyen zihniyetle karşı karşıya olmak...
Haziran 08, 2014
algı böyle bir şey evet #83
en azından denerdim.
Haziran 07, 2014
algı böyle bir şey evet #82
an olur bir şey değişir. herkes gider. her şey gider. sana yalnızlığın ve yazdıkların kalır. sonra bir kez daha üzüleceğini bilse dahi, en azından yazarken dürüst olmalı insan.
Mayıs 05, 2014
Nisan 11, 2014
geleceğe not #16
kapıdan çıkarken hep aynı kendini görüyorsan ve bundan rahatsızsan ya kapıyı değiştir, ya da kendini değiştir. bir dene en azından.
Nisan 04, 2014
Mart 23, 2014
algı böyle bir şey evet #79
eyy ümmet, tüm bitkiler secde ediyor yaradana ve boynunu eğiyor, der birisi. şu tütün denen bitki eğmiyor başını, diye ekler malum zat. diğer taraftan bir ses gelir; hadi, yakalım şu kafiri!
ve tütün ilk böyle yanar.
ve tütün ilk böyle yanar.
Mart 22, 2014
benim aklım köşeli #94
yine başladım kendime cevabı olmayan sorular sormaya. sormayıp bazı şeyleri öyle kabul edip yaşamak lazım tamam ama sormadan da olmuyor ki..
hoş geldin içimdeki ben.
hoş geldin içimdeki ben.
anlamadığım şeyler var #8
türdeş aynı aileden gelen karşıt cinsteki iki kişinin birbirlerine hücre aktarımı sonrası oluştuğumu biliyorum evet tamam ama onlar nasıl oldu, ya onlardan öncekiler, ve daha da öncekiler.. muallak.. neden ve nasıl şu an burada olduğumu bilmediğim ve çeşitli senaryolara rağmen nasıl bi şekilde hayata devam edeceğimi ve sonlandıracağımı, nereye gittiğimi bilmiyorum, nereye gitmem gerektiğini de bilmiyorum.. ama nedense hep bi hayatta kalma telaşım var, hadi ona içgüdü diyelim ama içgüdü ne lan? neden arkadaşlarım, sevgililerim, ailem, iş arkadaşlarım, görmesem de yaşadığını bildiğim ve daha yüzlerce insan var? herbirisiyle bireyselliğimi var eden etken ya da edilgen bi ilişkim var? hayata dair sorulacak onca soru varken biraraya gelmiş hücrelerin bi toplamı olan ben neden yaşıyorum öylesine. neden?
kafamın aynı olduğu adamlar #42
her nereye gitsem, yolum dumandır
bizi böyle kılan ahd-ü zamandır
zincir boynum sıktı hayli zamandır
açılın kapılar şaha gidelim
bizi böyle kılan ahd-ü zamandır
zincir boynum sıktı hayli zamandır
açılın kapılar şaha gidelim
algı böyle bir şey evet #78
hayatta hep kendi tercihlerimizin getirilerini yaşadığımızı sanarız ama gerçek şu ki hayat bir kurban seçip olası tüm oyunlarını ona oynatır. ve biz bir şekilde kendimizi olan bitene dahil eder ve yaşanılası görürüz. aslında ne olup bittiğinden haberimiz yok ve hiç olmadı, üzerinde durduğumuzun gezegenin "uydusu" denilen ay'a baktıkça bile nasıl bir gezegen ve evren düzeninde olduğumuzu ve dahası bu dünya üzerinde olan herşeyi sorgulamamız gayet normal olmalı. ama soru sorarsan sırasıyla tüm köylerden kovulursun. doğruyu söylersen de öyle..
Mart 16, 2014
algı böyle bir şey evet #77
seni kendime yakın buldum
uzaklarda turna olsan ne fayda
bana nâzım'ın aşkı gerek
yer bulmuşsun mezarına ne fayda
uzaklarda turna olsan ne fayda
bana nâzım'ın aşkı gerek
yer bulmuşsun mezarına ne fayda
aynı dertten muzdarip #50
iş çıkışı bazen bir yere gidip oturuyorum öyle kendimce; çevreme bakınıyorum. herkes bir şekil herkes bir mesaj derdinde. bu ne şimdi diyorum, ben nereye geldim? herkes neden olmayan bir kişilik peşinde, herkes neden bi av peşinde?
her yerde bir kırmızı var. #34
kadınıma, yılbaşından önce yeni yılda şans getirsin diye, kırmızı bir string aldım ama yeni yıla bir başıma yalnız girdim. şans mı, o da ne?
arada olur öyle #109
en nihayetinde yaşıyorum.
binlerce erkek üreme hücresinden hedef kadın hücresine ulaşmayı başaran, kuyruğunu hepsinden daha kuvvetli çalıştırıp hücreye varıp dölleyip bir şekilde kendimi var etmişim. rekabet sonrası diğer olası kardeşlerimi, diğer olası insanları eleyip hayata gelmişim, yaşadığım hayata bak.. ben değil de hemen dibimde çırpınan sperm o hücreye ulaşsaydı ne olurdu acaba..
insanlar bunu bir an bile düşünmeyip öyle bencil davranıyor ki, nesin lan sen diyesim geliyor..
binlerce erkek üreme hücresinden hedef kadın hücresine ulaşmayı başaran, kuyruğunu hepsinden daha kuvvetli çalıştırıp hücreye varıp dölleyip bir şekilde kendimi var etmişim. rekabet sonrası diğer olası kardeşlerimi, diğer olası insanları eleyip hayata gelmişim, yaşadığım hayata bak.. ben değil de hemen dibimde çırpınan sperm o hücreye ulaşsaydı ne olurdu acaba..
insanlar bunu bir an bile düşünmeyip öyle bencil davranıyor ki, nesin lan sen diyesim geliyor..
yol çizgileri #46
askerliğin acemilikteki onaltıncı günü. ayağıma karasular inmiş, terlik rahat ama ayak şiş.. bütün gün rap rup yürü; her adımla birlikte bağrılması gereken, sanki insanlıkta bir numara olabilmiş bir türk halkı hakkındaki en zoraki ve en mecbur ve en olmazsa olmaz dizeleri söylüyoruz bütün gün. bağırmazsan ceza yersin bağırdıkça için acır, öyle zamanlar işte.. yine akşam olmuş, herkes köşesine çekilmiş; kimi batak oynuyor, kimi gırgır peşinde. kimisinin gözünde fer kalmamış.. uzun mu uzun bi koridoru baştan başa yürürken ince mi ince bir şekilde ıslıkla "turnam gidersen mardine, turnam yare selam söyle" çalıyorum. hayaller kuruyorum. orada değilim aslında ama her adımda acıyla birlikte sabrediyorum. usta birliğim neresi olacak acaba? yüzünü dahi görmediğim deri koltuğunda oturan insanlar bana nasıl bir hayat yaşatacaklar acaba? neler göreceğim, yine nerelere dalıp gideceğim? kim bilir. istiyorum ki kafamı boşaltayım, bir şey düşünmeyeyim ama yok. aklımda bir turna, bir mardin, bir selam, bir gitmek, bir de yarim.
arada olur öyle #108
barda tek başına otururken barmenin sandalyelerden kalan son boş olanını sana sorma gereği duymadan alması.. yalnızsın lan işte demek gibi birşey..
kafamın aynı olduğu adamlar #42
bir gün gelir herkes kendi yoluna gider..
her şey nasıl başladıysa öyle biter..
her şey nasıl başladıysa öyle biter..
aynı dertten muzdarip #49
...
ama acılara alışılmaz
bir şeyler var değişecek
bir şeyler var değiştirmemiz gereken
önce acılardan başlanacak
...
ama acılara alışılmaz
bir şeyler var değişecek
bir şeyler var değiştirmemiz gereken
önce acılardan başlanacak
...
Mart 01, 2014
benim aklım köşeli #93
günün yarısı kendimle uğraşmakla geçiyor, geri kalan yarısında da bir şeyler yapmaya çalışıyoruz işte.
Şubat 27, 2014
aynı dertten muzdarip #48
istanbul'da bütün toplu taşıma araçlarını çember sakallılar kullanıyor. ama hepsi ya böyle bir şey olamaz. genç ya da sakalsız bir şoför görünce şaşıracak gibi oluyorum, ama şaşırmıyorum. insanları, eşsiz şoförlük kabiliyetiyle, aldıkları duraktan sallaya sallaya işe götürüp dönüşte yine aynı durağa bırakıyorlar. hepsinden tiksiniyorum artık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


