kim ki kendinden bir canavar yaratır, işte o zaman insan olmanın acısından kurtulur.
Mayıs 24, 2013
Mayıs 14, 2013
yol çizgileri #39
güzellikler yaratmaya çalışsam da ters giden onca şeyin arasında kendimi izmir'de tahta bir bankın üzerinde otururken buldum bugün. aslında her şeyin o kadar da ters gitmediğini anladığım an ile o an orada olmanın verdiği his gözlerimi kapattırdı. sanki yıllar evvelki halimle gelip aynı denizin aynı kıyısına oturup duyduğum deniz kokusu, garip bir dinginlik ve yarını daha da güzel var etme hissi gezindi içerimde. gözümü açtım. burdayım evet dedim, yaşıyorum.
algı böyle bir şey evet #63
...
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım
Mayıs 08, 2013
Mayıs 07, 2013
Nisan 30, 2013
terapik dialoglar #53
ender : yaşadıklarına karşı duruşunda huzur ekiyorsun kendinde.. filiz olup boy vermesi zaman alıyor ama farketmesen de kökleşiyor.
ben : toprak benim de hava elin havası. rüzgar esti mi tozum kalmıyor.
ben : toprak benim de hava elin havası. rüzgar esti mi tozum kalmıyor.
yol çizgileri #38
yıllar evvel anlattığım, alibaba'nın ömrününün en güzel zamanlarını harcadığı yirmibeş metrekarenin diğer yarısındayım. oturduğum yaşlı koltuğun karşısında, göz hizzamda yıllar evvel eşantiyon bi çakıyla boyumun ölçüsünü kazıdığım ve şimdilerde ancak belime kadar gelen iz var. tam da o kadardım. şimdi çocukluğuma bakıyorum. o işareti kazıdığım gündeki kendimi, saflığımı düşünüp kendimi sorguluyorum şimdilerde kafamı eğerek geçtiğim yirmibeş metrekarenin diğer tarafında. 'lan oğlum dükkanı kapatıp gelsene artık' dediğinde bunu hiç söyleyemedim alibaba'ya. orada o ize bakmak o an dünyanın en uzun filmi. çünkü hep en sondan başlayıp o güne gidiyorum. ve en dolu fikri her ne kadar boş boş bakıyor gibi görünsem de. çünkü bitmiyor. saatlerce baktığımı biliyorum. yok.
geçmişten cümlelerim bunlar.
şimdilerde böyle bir andan da yoksunum. el yazımla yazdığım tüm etiketlerden ayrı bir tek yazı vardı koca yirmibeş metrekarede. 'devren satılık'.
öyle bile olamadı. ne devredildi, ne de satıldı.
gitti. o çocuk artık o boyda değil.
geçmişten cümlelerim bunlar.
şimdilerde böyle bir andan da yoksunum. el yazımla yazdığım tüm etiketlerden ayrı bir tek yazı vardı koca yirmibeş metrekarede. 'devren satılık'.
öyle bile olamadı. ne devredildi, ne de satıldı.
gitti. o çocuk artık o boyda değil.
aynı dertten muzdarip #37
aslına bakılırsa hayatım hep rutindeydi, benim birşeyleri var etmediğim zamanlarda. bu cümle bir şekilde kabul edilebilir ama asıl sorgulamamın ve hayata bakışımın bulanıklığının başladığı yer şurası; 'bak işte yaşıyosun' dediğim 'birşeyler yaşıyosun' dediğim anlar da zaten o belirli sınırlar içerisinde. yaptığım herşey aslında olasılık dahilinde. sırf ben isteyipte var edebildiğim için varlar yani. açtığım kapıların bana açtığı muhtemel sonuçları yaşıyorum ve kapılar hiç bitmemekte. sonuçlar diyorum çünkü aslında her olasılığın sonucu ve bu sonucun getireceği şey de belli zaten. kaldı ki buna sebep olan en etkin şey bilinçaltımın veya deneyimlerimin dışında kalan o sınırlı var olma çabası beni benden habersiz yöneten. şimdi ben istediğim şeyi mi yaşıyorum? yoksa zaten olacak olanı mı yerine getiriyorum? anlamıyorum. buna olan öfkemi kontrol ederek söylüyorum; ben boğazıma kadar içinde olduğum bu olagelişler dizisini yaşamak istemiyorum. ben hissetmek istiyorum. yaşamak istiyorum. hayat aslında beş duyumun da dışında gelişip beşinin de ağrında.
ve sırf bu yüzden anlıyorum 'bu ne?' ve ardından 'yeter..' diyip nefesini tutanları. gidenleri.
ve sırf bu yüzden anlıyorum 'bu ne?' ve ardından 'yeter..' diyip nefesini tutanları. gidenleri.
benim aklım köşeli #80
bir insanın yokluğunun verdiği ağırlık, varlığının verdiği hafiflikten fazlaysa ne yapmalı? hadi buyur.
Nisan 29, 2013
Nisan 20, 2013
Nisan 15, 2013
Mart 31, 2013
her yerde bir kırmızı var. #33
mutlu olmak varken bu dünyada
geceler geldi
dayandı kapımıza..
olduk
acımızla
acımızla sarmaş dolaş..
geceler geldi
dayandı kapımıza..
olduk
acımızla
acımızla sarmaş dolaş..
aynı dertten muzdarip #35
yalnızlığı yaşamak;
yağmurlu bi günde, uzatılan şemsiyenin reddiyle başlayıp yüzünden süzülen yağmur damlalarının yaşattığı o ıslaklık hissi. o yokluk.
ve araya karışan göz yaşları..
yağmurlu bi günde, uzatılan şemsiyenin reddiyle başlayıp yüzünden süzülen yağmur damlalarının yaşattığı o ıslaklık hissi. o yokluk.
ve araya karışan göz yaşları..
benim aklım köşeli #79
gökyüzü
günahını varoşların üzerine bırakır.
zengin olan korkar
gök gürültüsünden.
kirli çocuklar oyun zanneder
her şimşekte
tutar
nefesini.
günahını varoşların üzerine bırakır.
zengin olan korkar
gök gürültüsünden.
kirli çocuklar oyun zanneder
her şimşekte
tutar
nefesini.
Mart 26, 2013
algı böyle bir şey evet #62
yemeği sabit ölçüyle değil göz kararı yapan insanla evlenilir.
bu arada, yemek yaparken gözlerimi kullanırım ;)
bu arada, yemek yaparken gözlerimi kullanırım ;)
Mart 18, 2013
arada olur öyle #97
bulutlar yaarimee selaam söyleeyiinn
söyleeyinn
kavvuşmak günümüüz yakııınmış deeyiinn
mışş deeyinn
hadi hepberaber
söyleeyinn
kavvuşmak günümüüz yakııınmış deeyiinn
mışş deeyinn
hadi hepberaber
algı böyle bir şey evet #61
....
bize erkek adam derler kula kulluk etmeyiz
kelamı düzden eder kıvıranı sevmeyiz
el öptüysek hürmetten, etek paça öpmeyiz
sürülerden haz etmez, biz hep yalnız gezeriz
..
.
bize erkek adam derler kula kulluk etmeyiz
kelamı düzden eder kıvıranı sevmeyiz
el öptüysek hürmetten, etek paça öpmeyiz
sürülerden haz etmez, biz hep yalnız gezeriz
..
.
arada olur öyle #96
arkaya doğru ilerleyieen vohooov
otobüsün arkası da aynı yere gidiyohoov
kafası!
otobüsün arkası da aynı yere gidiyohoov
kafası!
yol çizgileri #36
yalnız selvi durağı.
şimdiye kadar duyduğum en güzel durak ismi bu. yalnız selvi durağı. dalıp gidiyorum düşüncelere, arada da olsa, bu duraktan geçerken.
şimdiye kadar duyduğum en güzel durak ismi bu. yalnız selvi durağı. dalıp gidiyorum düşüncelere, arada da olsa, bu duraktan geçerken.
terapik dialoglar #52
-havalar ısınıyo manevi hayatınıza dikkat edin gençler (din hocası)
-huhaha (sınıf)
-huhaha (sınıf)
Mart 11, 2013
Mart 01, 2013
Şubat 28, 2013
Şubat 27, 2013
aynı dertten muzdarip #33
işimden ötürü hayatımın ciddi bir kısmının otellerde geçeceğini yine bir otelde düşünüyor oluşum durumu özetliyor sanırım.
Şubat 26, 2013
Şubat 19, 2013
Şubat 17, 2013
algı böyle bir şey evet #58
birisi var
aşkı bulmuş, sonra yitirmiş
son durakta dönmeyen
bir yolcu bekleyen
susamış
bahar çiçeklerini bekleyen
bir hüznün içinde
hüzün
onun içinde
...
birisi var
aşkı bulmuş, sonra yitirmiş
bir boşluğun içinde
boşluk
onun içinde
aşkı bulmuş, sonra yitirmiş
son durakta dönmeyen
bir yolcu bekleyen
susamış
bahar çiçeklerini bekleyen
bir hüznün içinde
hüzün
onun içinde
...
birisi var
aşkı bulmuş, sonra yitirmiş
bir boşluğun içinde
boşluk
onun içinde
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






