kelimesiz geldiğim fikirler yol almaz.
geçmişte bitirdiğim hüznümde hal kalmaz.
geçmişte bitirdiğim hüznümde hal kalmaz.
kelimesiz geldiğim fikirler yol almaz.
sen, yağmur sonrası.
HER GÜNEŞLİ PAZARTESİLERİ ÖNCE SAKALIMA GİDER PARMAKLARIM. YENİ BİR HAYATA BAŞLAMANIN HİSSİ ONDAN YÜKLENİR GÜNÜN İLK HİSSİZLİĞİNİN TADINI ÇIKARAN BEDENİME. HATTA DÜNYAYI AHESTE AHESTE DÖNDÜREN BİLE O OLABİLİR!
yaptığın hataları ve verdiğin yanlış kararları uç uca ekleyince dünyada istediğin her yere gidebiliyorsun ers kardeş. bu ne lüks değil mi?
hayat -onu yaşarken- yolda başına gelen şeylerden ibarettir demişler. olduğum yerdeyim, yaşıyorum.
insanların gözlerine bakmaya çalışıyorum fırsat buldukça. gözlerinin içine, o en derinlere saklanan şeylere bakıyorum. bir nevi direkt kendisine, karşımda duran kişiye bakıyorum yani. kaçamak bakışların farkındayım, oluyor. kim neyi neden saklıyor acaba? diye düşünürken olan bitenin farkındayım. hissediyorum. öylece bakıyorum o en derinlere. bir nevi direkt kendisine yani.
neler neler var, aman allahım.. ne çok şey gizli insanın içerisinde.
katiller aramızda.
çocukluğumdan aklımda kalan bir televizyon görüntüsü var. sanırım aklımda kalan en eski görüntü, en eski acı madımak oteli. sivas. koşuşturan, bağıran, nefret dolu insanlar, yanan bir otel, babamın ablamla beni odadan çıkarması ve bir kenarda ağlayan annem.
-atın adı neydi?
-atın adı ali. şimdi ben bunu hayvan pazarından aldım. on senedir filan elimde. yalnız bunu çok, insanlar hor kullanmış. dövülmüş. bir gözü, şu sol gözü keder olmuş. işte biz bunlan bazen ulaşımımızı sağlıyoz bazen zeytinimizi çekiyoz bazen odunumuzu getiriyoz bazen üzerine binip geziyoz. hani ali bizim evden birisi gibi bizde, rahat. zaten rahat etsin diye aldık. ali yirmi yaşlarında filan. işte yavaş bi hayvan. ısırmaz, tepmez, çoluk çocuk yanına gidebilir. pek insanları sevmiyen bi tip. ee heralde o da insanlardan fazla eziyet gördüğünden dolayı. yalnız bize karşı çok çok nazik. ali'nin şeyi bu.
gördüğün, duyduğun ve dokunduğun hayatların dışına çıktığında seni sonsuz bir evren bekliyor. evreka!
bir şeyi özlüyorum bu aralar; bir an veya bir his bu. veya bir kişi bu özlediğim, bilmiyorum. bilmiyorum. fikri geldiyse kendisi de yoldadır nasıl olsa, bakalım yol beni nereye götürüyor. bekliyorum.
-güvenlik önlemleri alındı mı?
-alındı efendim.
-onaltı kere yetmişsekiz?
-binikiyüz kırksekiz efendim.
-roma'yı kim yaktı?
-hazreti şaban efendim.
-aferim, tamam.
sosyalist ex'im kolonizer olmuş. güneşi batmayan imparatorluk umarım kendisine çok güzel bir hayat bahşeder. yolu açık olsun.