Mart 29, 2024

her yerde bir kırmızı var. #59

salındı bahçeye girdi
çiçekler titredi, durdu
mor menekşe boynun eğdi
gül kızardı hicabından

algı böyle bir şey evet #141

bugün en önemli şeyin hiç kimse tarafından aldatılmamak olduğunu sanırsın. ama hayatının güneşi asıl senin hiç kimseyi aldatmamaya çalıştığın gün doğacaktır.

yol çizgileri #61

gezerken şu yere uğradı yolum,
bu yerlerde böyle güzel olur mu?
kuğum seni uçurmuşlar gölünden,
bu göllerde böyle kuğu olur mu?

algı böyle bir şey evet #140

yaşama tarzı hayatımızı istediğimiz gibi yaşamamız demektir. birçok insanların hayatlarında bir hedef yoktur, bu yüzden hareketlerini düzenleyemez, belli bir idealden yön alamazlar. böyle insanların çalışması da bir oyalanmadan başka bir şey değildir. halbuki gerçek çalışmanın ilk şartı karakterin ve ahlaki sorumluluğun gelişmesi, bir karara varmasıdır. insan aldırmazlığı ancak bu şekilde yener, hayatını da bir düzene koyar.

bu düzenleme kabiliyeti iyi ile kötüyü ayırt etmekle başlar. bu ayırt etme çok önemlidir çünkü bütün kararlar buna bağlıdır.

bugün böyle seçme diye bir şey yok. bu yüzden de birçok gençler iyi, akıllı, uslu, temiz giyimli, düzgün vücutlu oldukları halde ruhlarında bir bozukluk var. böyleleri farkında olmadan ahlaksızlığa başlayıverir. çünkü disiplin sahibi değildirler. yalan söylemek istemeseler bile, gerçeği söylemek duyguları da yoktur. böylece yaşadıkları anın akıntısına kapılarak her şeyi yapabilirler. hayatta utandırıcı bir duruma düşmek istemiyorsak kendi kendimize sıkı bir disiplin sahibi olmamız gerekir.

Mart 28, 2024

arada olur öyle #163

yanımdasın, hızla aynı uzağa gidiyoruz
evler, pencereler
başka başka şeyler istiyoruz yollardan
iplik iplik sisler var
yollarda iplik iplik sisler

isim şehir, şehir isim
yanımdasın, yine de sensizim
gece inerken ağladığında elini tutan ben olsam
unut onu, unut onu

yanımdasın, hızla aynı uzağa düşüyoruz
ilkler, son kereler
başka başka şeyler bekliyoruz yollardan
unutulmuş şehirler var
yollarda unutulmuş isimler

isim şehir, şehir isim
yanımdasın, yine de sensizim
gece inerken ağladığında elini tutan ben olsam
unut onu, unut onu

kafamın aynı olduğu adamlar #91

başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz, havası ayrı hava

bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun
bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince, dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür vardığın çimen yeşilliğince

nerede gördüklerim, nerede o beklediğim
rengi başka, tadı başka

algı böyle bir şey evet #139

içimde yeryüzü konuştukça anlıyorum ki
bölünmüş bir hatırayım ben dünyaya dağılan

ve şimdi biliyorum neden yaş akıyor
atımın sol gözünden

arada olur öyle #162

bir varmış, bir yokmuş. evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. pire berber iken, deve tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. tıngır elek, tıngır felek demişler, bu masalı böyle anlatmışlar.

algı böyle bir şey evet #138

bir çocuk kayaya oturdu, taş attı denize
deniz doğdu
sonra güneşi uydurdu, ısındı elleri

bulutlardan koptu bir yağmur
hem ılık hem de mağrur, ıslattı saçını
saçları doğdu

denize özenmiş iskele üstüne binse de içine çekti onu
çürüdü zamanı unutunca, hesapsız atlayınca
uçurumlardan

algı böyle bir şey evet #137

zaman düşer ellerimden yere
oradan tahta boşa
saatler çalışır izinsiz hep bir sonraya

resimler sarı güneşsizlikten
duygular değişir
dostlar dağılır dört bir yana, kendi yollarına

ve sen ve ben değirmenlere karşı
bile bile birer yitik savaşçı
akarız dereler gibi denizlere
belki de en güzeli böyle

...

Mart 27, 2024

algı böyle bir şey evet #136

...
içine işlemiş sır, derdin ne?
geçtin mi ürkerek hiç kendinden?
bam telinin üstünde bir yere
konmuş bir kuştum döndüm evime

sağımı solumu kaplıyor bu kara orman
fırtına var devriliyor ömürlük yıldızlar
farkına var şeytanının gam dolu bu kara huyu
bak yanıyor değdiği her çiçeği bahçemin
...

arada olur öyle #161

güzelim toprak, güzelim hava, güzelim ağaç ve şaraba dönecek güzelim üzüm taneleri; teşekkürler. en güzel gecelerimde toprak, hava, ağaç, ben ve bir kadın ve şaraba dönmüş üzüm taneleri var. güzel gecelerim var.

terapik dialoglar #83

-abi dur sakin ol tamam!
-ne sakini lan bırak beni, duymuyor musun adam ben sanata inanmıyorum diyor?!

algı böyle bir şey evet #135

güzelliğin on par'etmez bu bendeki aşk olmasa
eğlenecek yer bulamaz gönlümdeki köşk olmasa

insan hayatındaki devinimi, tüm bu evreni, dönen yıldızları, delice halleri, kendi kendini yaratan bu gerçekliği, sevmenin ve sevilmenin değerini, en nihayetinde de tüm bu olan bitenin özetini buluyorum hep bu dizelerde. neyin nerede başlayıp nerede biteceğini anlatan onlarca şey var ama bu anlatılanlar bir başka. içinde sevgi var. olsa olsa bu kadar güzel tasvir edebilirsin insan hayatındaki devinimi.

senden aldım bu feryadı, bu imiş dünyanın tadı
anılmazdı veysel adı, o sana aşık olmasa

arada olur öyle #160

paralel dünyadaki yaşlanmış halini -kendini- birkaç adım önünde hızlıca yürürken görmek. seni fark etmeyecek kadar dalgın, yürüyor. ne düşünüyor acaba? nereye yetişiyor?

benim aklım köşeli #122

aşağıspiraller köyü: kafası karışmışların ve kendine sarılanların buluşma noktası. meydanda çeşme de var, kafalar rahat.

algı böyle bir şey evet #134

puedes pensarlos
y puedes tocarlos
y puedes sentirte cerca de su pecho

...

pero volverán
cuando estemos contentos
cuando cumplamos sueños
nos acompañarán
hasta el final
y luego volverán
en sueños

Mart 26, 2024

yol çizgileri #60

bugün otuzlarının sonundaki albert einstein gibi gezindim ortalıkta; saçlarım baya karışık, bakışlarım görenleri şaşırtıyor ve görünüşüm insanı sorgulatıyordu. sabahın ilk ışıklarında bir vapurla bir yakadan diğer bir yakaya geçtim. yukarıdan bakınca bu geçtiğim yakalar birer kıta bu arada; acayip heybetli ve havalı bence, çok güzel bir his. nereden nereye gittiğimi de düşünmedim, heybetsiz yürüdüm yani sadece benim de içerisinde olduğum hayatın kendini oluşturmasını gördüm. bugün zihnim gayet berrak, ruhum olabildiğine sakin. böylece zamanı itmeyi bıraktım; yorgunluğum bitti artık. zamanın gerçekliğine yaklaştığında seni sarıp çevreleyen ve bir nevi seni avucuna alıp sersemleten bir geçiş alanı var, etki alanı da diyebilirim buna; bu alanı bugün geçtim. zamanın görünmez kolları var. bugün zamana şekil vermeyi de, kendime zamanın neresinde olduğumu sormayı da bıraktım. geleceği merak etmeyi ve gereğinden fazla istemeyi de bıraktım. illüzyonları ve başa dönmeleri bıraktım. iyi insanları ve kötü insanları bıraktım. kendimi de bıraktım. bitmeyen rutinleri ve kaygılanmaları da bıraktım. geleceğe şekil vermeyi de bıraktım artık, yorgunluğum bitti. anı ıskalayan tüm halleri bıraktım. ve tabii koşmayı da bıraktım; sadece yürüyorum artık.

Mart 25, 2024

algı böyle bir şey evet #133

yağmurlu günlerde seviş benimle
kuşlar çinko damı gagalarken
tenimin kokusunu değiştiren yağmurlarda

sıcak öğlesonlarında seviş benimle
buhurlar tüterken tenimden
yanan toprağın buğusu soluğumken

bahar günleri dereboylarında seviş benimle
kestane saçlarında kelebekler asılıyken
yaz geceleri kurumuş dere yataklarında
sıcak kumlar yatağımız, söğütler çatımız, duvarımızken

ne olursa olsun sabahları seviş benimle
dinlenmişliğin gücü kaslarında
içinde ne varsa dökmenin hazzıyla saran
sonra ilk kez görür gibi algılaman için
her sabah öylece bırakayım seni dünyaya

Mart 20, 2024

algı böyle bir şey evet #132

koy benim yerime kendini, gelmeden üzerime
bedelini ödedim ben de, sevdiğimiz her şeyin

döndüm baktım içeri, olmuyor yok ki bunun kaçarı
bulamadım ilacı sende, merhem elimdeymiş

hak ediyorum her milimini bu dik gülüşün
ayna elimde, durur yara izi, içim üşütür
yine düşsem yine yenilsem sil baştan
ne mümkün yıkılmak, yine doğruldum bak
...

Mart 19, 2024

kafamın aynı olduğu adamlar #90

hiçbir zaman yalnız ve yürüyerek yaptığım seyehatlerdeki kadar düşünmedim, var olmadım, yaşamadım, kendim olmadım. bütün doğaya efendisiymişim gibi hükmediyorum; manzaralar arasında aylak aylak dolaşan yüreğim, çarpmasına vesile olanlarla birleşip özdeşleşiyor, büyüleyici hayallere sarmalıyor kendini, nefis duygularla sarhoş oluyor.

Mart 16, 2024

arada olur öyle #159

...
garip bir şeydir hatırlamak
sallanır anılarım salıncakta
aklım hep rüyalarda
aklım hep rüyalarda
...
kaçan hevesler birleşir, acı böyle titreşir
evi olursun susuzluğun, yuva arzun depreşir
akıl treni ruh atı, kara perdeyi kaldırın atın
koşan çocuklar, uçuşan zaman
garip bir şeydir hatırlamak
uçak camından bana bakan
gelecek ve geçmişten atak yapar
yenilirim her seferinde
ve tekerlek döner
...

arada olur öyle #158

...
saçların var yüzüne düşen, saçların ki kıvır kıvır
içiyoruz ağır ağır, acele yok gereği yok
hiç yaşanmadı gibi, yok oluverdi her şey
bu an bu hava, deniz, her şey burada kalsın
...

arada olur öyle #157

bana yürümeyi o öğretti.

her yerde bir kırmızı var. #58

söz asılı havada, ister al ister devam et
ben kırmayı istemem de kırdırır beni bana
kırdırır beni bana
mazur görsem kendimi, dört mevsim var içerimde
iç dış sulh biçiminde, ararım, bulur muyum?
ararım, bulur muyum?

benden bana seslenir, hem ilaç hem de zehir
bir maviyim, bir kırmızı
sarılarak, darılarak
dayandığım dekorlara, nasıl doydum oyunlara
içim kaçar bir göklere, gönüllere, hatırlara

Mart 14, 2024

yol çizgileri #58

1883 yılında karl marx'ın londra mezarlığındaki cenaze törenine kalabalık bir topluluk katıldı; mezarcıyı da sayarsak, on bir kişilik bir kalabalık.

en ünlü cümlelerinden biri mezar taşına kazındı: filozoflar dünyayı çok farklı biçimlerde yorumladılar, ama asıl mesele onu değiştirmek.

bu, dünyayı dönüştürme peygamberi hayatını polisten ve alacaklılardan kaçarak geçirdi.

başyapıtı hakkında şöyle demişti: benim kadar az parası olup da para hakkında bu kadar çok yazan başka kimse olmadı. kapital, onu yazarken içtiğim tütünün parasını bile karşılamayacak.

kafamın aynı olduğu adamlar #89

bir şeye sahip olmak değil, layık olmak önemlidir.

algı böyle bir şey evet #130

önce topraktım, şimdi ağaç oldum
derya denizler gibi dalgalandım, şimdi duruldum
kendimi buz gibi çok sert zannederdim
meğer ne kolaymışım, hemen eriyiverdim

her şey dün gibi inan gelir geçer
bilemezsek kıymeti hayat bizi içer
...

benim aklım köşeli #120

sabah evden çıkarken dilimizde bir şarkı var; şarkı, geceden kalma rüyalardan.

bir evin bir odasında uyuyuşumuz var bitmeyen ve yorgun bir gecede, ne güzel. başka bir evin başka bir odasında sabah bir uyanışımız var oldukça geç bir saatte, ne güzel. ne güzel döndük ana caddeden bir sokağa, dik bir yokuşu tırmandık sonra. ağaçlı bir yoldan geçişimiz var mesela, denizi solumuza almışız öylece duruyor solumuzla yanyana. o an sana bir bakışım var, ne güzel. sana baktığım o an dönüp bana bir bakışın var, ne güzel.

ne güzel ellerim var, sen söyleyince güzelleştiler. ne güzel gözlerin var, ben söyleyince güzelleştiler. bir kapıdan içeri girmiştik günlerden bir gece, karanlık ve biraz sinik, herkes kendi kendiyle. ne çok insan var. bir kapısından içeri girdiğimiz o yerden çıkıp bir başka kapıdan geçmiştik az ilerisinde, her yerin kargaşası kendinde. ne çok gürültü var. aynı şeyi düşündük belki de; ne yapıyor bu insanlar? sonra bir kapıdan daha geçip birbirimizi görüşümüz var. aynı şeyi hissettik o kesin; ne yaşıyoruz biz?

akşam eve dönerken dilimizde bir şarkı var; şarkı, gündüzden kalma rüyalardan.

kafamın aynı olduğu adamlar #88

bir kitabın, bir insanın veya bir müzik kompozisyonun değerini anlamaya yönelik ilk sorumuz şudur: yürüyebiliyor mu?

Mart 12, 2024

benim aklım köşeli #119


kafamın aynı olduğu adamlar #87

don kafa, don, öyle feci don ki
atıp yaka paça, bu hayatı taça
eni sonu andı, zamandı
yine de hadi yap

bi' fon kafa ton, öyle bi' ağır ki
sok başı kuma, gül yine de buna
sizi, bizi yok ki, bok ki
yine de hadi bas

yalan dolan, talan dolan

Mart 11, 2024

terapik dialoglar #82

kubilay: bana anlattığın bütün ülkeleri ne zaman vakit buldun da gördün bilmiyorum. bu bahçeden hiç ayrılmamışsın gibi geliyor bana.

polo: benim gördüğüm ve yaptığım her şey, kafamda, bu bahçedeki aynı sükûnetin, aynı alacakaranlığın, sadece yaprak hışırtılarının bozduğu aynı sessizliğin hüküm sürdüğü bir yerde anlam kazanıyor. yaşamım timsahlarla yemyeşil bir nehrin akıntısına karşı boğuşmakla ya da gemi ambarlarına indirilen tuzlu balık fıçılarını saymakla geçse de, düşünmek için dikkatimi yoğunlaştırdığım an kendimi akşamın bu saatinde hep bu bahçede, senin yüce huzurunda buluyorum.

kubilay: ben burada olduğumdan emin değilim, senin bana anlatacağın ülkeleri fethetmek için ordumun başında kan ter içinde at koşturacak ya da kuşattıkları kalenin surlarına merdiven dayayan savaşçıların parmaklarını uçuracak yerde, burada, fıskiyelerin yankısını dinleyerek kırmızı mermer çeşmelerin arasında mı dolaşıyorum bilemiyorum.

polo: belki de bu bahçe yarıya inmiş gözkapaklarımızın gölgesinde yaşıyor sadece, oysa ikimiz de hiç aralıksız sürdürdük kendi işlerimizi: sen savaş meydanlarında tozu dumana katmayı, ben uzak pazarlarda karabiber ticaretini; ama gürültü patırtının, kalabalığın ortasında ne zaman gözlerimizi şöyle biraz kapatsak, görmekte ve yaşamakta olduğumuz şeyleri gözden geçirmek, bir sonuca varmak, uzaktan bakmak üzere ipek kimonolarımızla buraya çekilmek hakkı doğuyor ikimize de.

kubilay: belki de bu konuşmamız şu anda çöpleri karıştıran, buldukları paslanmış kırık eşya, kumaş ve kağıt parçalarını bir araya toplayan kubilay han ve marco polo adlı iki meczup arasında geçiyor, kötü bir şaraptan birkaç fırt çekip sarhoş olmuşlar, doğu'nun tüm hazinelerinin karşılarında parladığını görüyorlar.

polo: belki de dünyadan geriye çöplüklerle kaplı belli belirsiz bir yer, bir de yüce han'ın sarayının asma bahçesi kaldı. onları birbirinden ayıran bizim gözkapaklarımız, ama hangisi içeride hangisi dışarıda belli değil.

algı böyle bir şey evet #129

eşleşme tamamlandı. hayata yönlendiriliyorsunuz. lütfen bekleyin...

benim aklım köşeli #118

içeriye attığın ilk adımla birlikte seni karşılayan -belirtmeliyim ki kedine özgü ve baş döndürücü- bir koku var odamda. o adımı atıp da artık içeride olduğun an seni saran bu koku her şeyin kokusu; ne istersen onun kokusu geliyor burnuna. neysen o oluyorsun. biraz yılların biraz hayatın biraz da benim payım var bunda. ve odanın tabii ki. odayla kendimizi burada bulduk; içerisinde yaşayan ilk insan benim, odam ilk defa bir insanla yaşıyor. tanışmıyorduk, artık alıştık. bu baş döndürücü kokularla mutluyuz. odaya şimdilerde yeni kokular karışıyor. oda, her gün sonunda benimle konuşuyor. zaten ben de en çok ona anlatıyorum insan olmanın ne demek olduğunu.

kafamın aynı olduğu adamlar #86

onlardan değilsen sana zalim derler, onlara aldırma hayyam; dostum.

Mart 10, 2024

aynı dertten muzdarip #73

eksilmesin dudağından gülüşün
eksilse yaşamından güneş
yüzün kararmasın gecede, gülümse düşlerinde yine
nereye uçar turnalar, nereye gider gökyüzü
alıp kanatlarına umutlarını geçmişin

...

isterse uçsun turnalar, isterse gitsin gökyüzü
alıp kanatlarına bulutlarını rüzgarın

...